top of page

Kirpinin Zarafeti - Muriel Barbery

  • Yazarın fotoğrafı: Sevda Poyraz
    Sevda Poyraz
  • 8 Nis
  • 1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Kirpinin Zarafeti - Muriel Barbery

Bazen kendime şunu soruyorum…


İnsanları gerçekten görüyor muyum, yoksa sadece gördüğümü mü sanıyorum?



Kirpinin Zarafeti tam böyle bir yerden yakaladı beni içimde bayağı yer etti.



Renée var mesela… Herkesin “sıradan” diye baktığı bir kapıcı. Ama aslında kimsenin fark etmediği bir dünyası var.


Bir de Paloma… Daha çocuk ama yetişkinlerin hayatına uzaktan bakıp “ben böyle olmayacağım” diyen biri.



Okurken sürekli durup düşündüm:


Biz neyi kaçırıyoruz?


Kime bakıp geçiyoruz?



Garip bir şekilde çok sakin ama içten içe sarsan bir kitap bu. Büyük olaylar yok ama sınıf önyargıları, sanat tutkusu ve felsefe var daha ne olsun.



Sanırım en çok şunu hissettirdi bana:


Herkesin içinde sakladığı bir “zarafet” var… ama çoğumuz sadece dikenleri görüyoruz.



Bilmiyorum,belki de mesele biraz daha dikkatli ve samimi bakabilmek.



Okuyan var mı?


Sizde de böyle iz bırakan kitaplar oldu mu? Yorumlara yazın bana da fikir olsun 😇


Not: Bu yazı Sevda Poyraz tarafından kaleme alınmış; içerik geliştirme ve analiz süreçlerinde Gemini'den destek alınmıştır.


Yorumlar


bottom of page